28 Şubat 2017 Salı

Aşk Bir Hata Değildir





    Bu videoyu daha önce göreniniz olmuştur diye düşünüyorum. Videoda gördüğümüz kişi Neil Hilborn. Obsesif kompulsif bozukluğu olan biri aşık oluyor ve aşk acısı çekiyor. Obsesif kompulsif ne diye soracak olursanız; kısaca takıntılı olma durumudur. Ara sıra kendimize "acaba kapıyı kilitledim mi?" yada "ocağı açık mı bıraktım?" gibi sorular sorar sonrasında da kontrol etme ihtiyacı duyarız ya, obsesif kompulsif bozukluğu olan insanlar ise bunu sürekli yaparlar. Aşkın ne olduğunu da az çok biliyorsunuzdur :)

       Aşk tabi ki engel tanımaz. Hastalıklara veya kromozom sayısına bakmaz. OKB hastalarının beyni genellikle karışıktır ve sürekli bir şeyleri düşünürler. Ama Neil aşık olduğu anı, hayatında ilk kez bir şeyleri, birini net olarak düşündüğü an olarak tarif ediyor. Bir süre boyunca kızla aynı evde bile yaşamışlar. Ama sevdiği kız onu terk ettikten sonra da defalarca kilitlediği kapıları açık bırakmaya başlamış, olur da geri döner diye...

     Umarım sevdiği kız geri döner ama Nazım'ın da dediği gibi "Sen elmayı seviyorsun diye, elmanın seni sevmesi şart mı?"   :/ :/

24 Şubat 2017 Cuma

Dizi Tavsiyesi: Leyla ile Mecnun





                            
                                

     Leyla ile Mecnun dizisi 104 bölüm yayınlanan ama final yapamadan yayından kaldırılan absürt komedi türünde ki bir dizidir. Ama kesinlikle sıradan bir Türk dizisi değil, öyle bir algıya kapılmayalım! Leyla ile Mecnun'u özel yapan birçok şey var. İlk olarak birbirinden renkli karakterleri,

18 Şubat 2017 Cumartesi

Doruklara Sevdalanan Çocuk



     Blog dünyasına ilk katıldığımda, aklımda sadece toplumsal olayları, tarihi ve olabilecek herhangi bir olayı karakterimiz Marki'nin başından geçen bir olay olarak düşünerek yeniden yazarken, aynı zamanda öz eleştirimi ve halk tarafından nasıl göründüğünü okuyuculara sunmayı amaçlıyordum. Hâlâ  aynı amacı taşıyorum ama farklı şeyler de yazmayı istiyorum. Bu nedenle de Doruklara Sevdalanan Çocuk başlıklı paylaşımlarımı kendim adına yazmaya başlayacağım, Marki başlıklı paylaşımlar Marki'li olarak kalacak :) Umarım iyi bir şey yapıyorumdur :)

                                              

11 Şubat 2017 Cumartesi

Marki: Hayatımın Dersi


     "Ya düşlerinizin peşine düşmeyi seçersiniz, ya da olanları kabullenmeyi. İyi kilerinizle güçlenir, keşkelerinizle tükenirsiniz! Karar sizin." Psikoloji dersini, bu güzel hayat dersiyle bitiren profesör Charles Bukowski üniversitenin en sevilen hocalarından biriydi. Ama o kadar sevilmesine rağmen, dersi bitirirken söylediği bu sözleri, çoğu öğrencisi tarafından dinlenmemişti bile. Bir başka açıdan bakarsak da, profesörün bu sözleri, bir öğrencisinin hayatını sonsuza kadar değiştirecekti.


     Marki, dersten çıkar çıkmaz eve gitmişti. Profesörün söylediği şeyler kafasında yankılanıyor ve onu bir şeyler yapmaya mecbur hissettiriyordu. Yatağına uzandı ve gözlerini kapayarak hayatını düşünmeye başladı. Şu ana kadar yaptığı

7 Şubat 2017 Salı

Marki: #VanPedofili


Ağlardım
Ve derin uykularınızdan ederdim sizi
Beşiğim sallanınca da hemencecik uyurdum ama

Acıkırdım
Ve de sütüne ihtiyaç duyardım anamın
Emzirilince nasılda tok hissederdim ama bir anda

Gülerdim
Ve gülüşüm en zaliminin kalbinde bile
Sevgi tomurcuklarını filizlendirirdi, bilirim

Yine ağlardım, yine acıkırdım ve yine gülerdim
Çünkü ben 38 günlük bir bebektim daha
İsmim bile yokken, nasıl da kıyabildiniz bana

                                                          Marki

3 Şubat 2017 Cuma

Marki : Cinsiyetçilik Meşru Olmamalı

  
     Güzel bir kış gününün ilk saatleriydi. Güneş usulca doğarken, Marki'nin odasını utangaç bir aydınlık kaplamaya başlamıştı. Ağır ağır gözlerini açan Marki henüz kendinde yataktan kalkacak gücü bulamamıştı. Bir süre sonra daha fazla tembellik etmek istemediği için yataktan kalktı ve kahvaltısını hazırlamaya başladı.

      Kahvaltı ederken bir yandan da internetten haber okuyordu. Bugün de iyi bir haber yoktu, ülkemiz koca bir 3. sayfa haberi gibiydi. Yükselen dolar ülke ekonomisinin infazına hazırlanırken, artan terör olayları yaşantımızı her yönden tehdit etmeye devam ediyordu. Neden editörlerin ülkenin ağır ağır can verişini de 3. sayfa haberlerinde yayınlamadıklarını düşündü ve acı acı gülümsedi.